EPİDURAL VE SPİNAL ANESTEZİ İLE SEZARYEN

EPİDURAL VE SPİNAL ANESTEZİ İLE SEZARYEN
BELDEN AŞAĞISINI UYUŞTURARAK SEZARYEN YAPILMASI

Sezaryen ameliyatı genel anestezi ile hasta uyutularak veya belden aşağısı uyuşturularak iki şekilde yapılabilir. Belden aşağısını uyuşturma diye tabir edilen anestezi spinal anestezi veya epidural anestezi diye iki şekilde olabilir. Spinal ve epidural anestezide hastanın bilinci açık olur, ben aşağısı ve bacakları hissetmez hale gelir. Sezaryende hem spinal hem epidural hatta bazen ikisi birden (kombine spinal-epidural) uygulanabilir. Normal doğumda sadece epidural anestezi uygulanır (ağrısız doğum), spinal anestezi normal doğumda uygulanmaz. Bu yöntemlerin hepsi anestezi uzmanları tarafından uygulanır. Uygulama sırasında hasta oturur pozisyonda veya yan yatar pozisyonda olur ve bel bölgesi temizlendikten sonra ince bir iğne ile belden girileren 1-2 dakika gibi kısa bir sürede ilaç verilerek anestezi uygulanır. Anestezi uygulandıktan birkaç dakika sonra ayaklarda bacaklarda karıncalanma ve uyuşma başlar. Bu yöntemlerde genel anestezinin tersine bebeğe hiç ilaç gitmez bu nedenle ameliyat uzun sürse bile bebek etkilenmez. Normal doğumda uygulanan epidural anestezide daha az ilaç verilir bu sayede anne doğum sırasında bacaklarını hareket ettirebilir ama sezaryende bacaklarını hareket ettiremez.

Spinal ve epidural anestezinin farkı nedir?
Spinal ve epidural anestezinin her ikisinde de belden omuriliğe doğru iğne ile ilaç verilir. Yalnız spinal anestezide ilaç omurilik etrafındaki dura zarı geçilerek daha içeriye sıvının içine verilir. Epidural anestezide ise ilaç zarın dışına verilir, zarın arkasındaki sıvıya kadar ilerlenmez. Spinal anestezide etki hemen başlar, epidural anestezide etki 15-20 dakika sonra başlar. Spinal anestezinin etkisi kısa sürer, ilaç bir defada verilir, tekrar ilaç verilerek etki süresi uzatılamaz. Epidural anestezide etki süresi daha uzun sürebilir, tekrar ilaç verilerek anestezi uzatılabilir. Epidural anestezide hastanın belinde takılı bir kateter (ince boru) kalır ve ameliyattan sonra bu kateterden tekrar ilaç verilebilir böylelikle hasta ağrı hissetmez. Spinal anestezide ise anestezinin uygulandığı bel bölgesi hemen kapatılır ve kateter konulmaz. Spinal anestezide ameliyattan sonra başağrısı görülme riski epidural anesteziye göre daha fazladır.

SEZARYEN DİKİŞLERİ

SEZARYEN DİKİŞLERİ
SEZARYEN AMELİYATI VE CİLT DİKİŞİ
Sezaryen ameliyatında uterus, fasya, cilt altı, cilt gibi çeşitli dokulara katmanlar şeklinde dikişler konularak ameliyata son verilir. Cilt kapatılması için atılan dikişler hem kozmetik açıdan hem de yara yerinde enfeksiyon, açılma vb. komplikasyonlar gelişmesini önlemek açısından önemlidir. Sezaryen ameliyatında rutin olarak uygulanan cilt kesisi karın alt kısmında yatay olarak uygulanan “pfannenstiel insizyon” denilen kesidir. Çok nadiren bazı durumlarda göbekten aşağıya dik uzanan kesi uygulanması gerekebilir, buna “göbek altı midline kesi” denir.  Her iki durumda da benzer dikiş yöntemleri cilt kesisi için uygulanır. Tabii ki hastanın kozmetik memnuniyeti açısından rutin uygulanan pfannenstiel kesi çok daha iyi sonuç verir, ayrıca daha az ağrıya sebep olur.

Sezaryen ameliyatında cilt nasıl dikilir?
En sık uygulanan cilt dikiş yöntemleri genellikle şunlardır:
1- Ciltin altına dışarıdan görünmeyecek şekilde atılan dikiş: Buna subkutikuler sütur denir ve genellikle kendiliğinden eriyen (absorbable) dikiş materyalleri kullanılır. Dikiş tek tek değil devamlı (continue) olacak şekilde atılır. Halk arasında buna “estetik dikiş” adı verilir. Sezaryen estetik dikiş denilmesinin sebebi dikişin dıştan görünmemesi ve en önemlisi az miktarda iz bırakmasıdır.
2- Cilt üzerine staple (tel zımba) ile atılan tek tek dikiş yöntemi: Bu yöntemde aynı tel zımba gibi tek tek yerleştirilen ilmeklerle yara kenarları birbirine yaklaştırılır. Ameliyattan genellikle bir hafta sonra bu zımba telleri basit ve ağrısız bir şekilde alınır.
3- Cilt üzerine tek tek iplik ile atılan dikiş yöntemleri: Genellikle bu tür dikişler kendiliğinden erimeyen süturlerle atılır ve ameliyattan yaklaşık 1 hafta sonra dikişlerin tek tek alınması gerekir.
4- Yapıştırıcı bant yöntemi (strip): Strip denilen şeffaf ince bant yara üzerine yapıştırılarak yara kenarlarının karşı karıya gelmesi sağlanır. Gerilimi fazla olmayan yaralarda kullanılabilen pratik bir yöntemdir.

SEZARYEN ORANI

SEZARYEN ORANI NEDEN ARTIYOR?
Türkiye’de ve dünyada sezaryen oranlarında artış olmasının başlıca nedenleri:
– Eski sezaryenlerin artması: Daha önce sezaryen olan hastalar sonraki gebeliklerinde de mecburek sezaryen oldukları için sezaryen oranı artmaktadır.
– Sezaryen endikasyonlarının genişlemesi: Eski yıllarda ezaryen için gerekçe sayılmayan bazı durumlar günümüzde daha çok sezaryen endikasyonu sayılır olmuştur. Örneğin bebeğin makat (ters geliyor) olması gibi.
– Günümüzde ameliyat ve anestezi ile ilgili koşulların, tekniklerin ve teknolojinin gelişmesi nedeniyle sezaryen daha güvenilir bir ameliyat olarak düşünülmektedir ve eski yıllardaki kadar kaçınılmamaktadır.
– Hasta isteğine bağlı sezaryenlerin artması
– Hukuki kaygılarla doktorların normal doğum şansını zorlamak veya vakum, forseps gibi uygulamalar yerine sezaryeni tercih etmesi
– Sezaryenin çoğu zaman doktor ve hastane açısından daha avantajlı olması. Özellikle daha az zaman alması nedeniyle hekimlerin yoğun çalışma koşullarında sezaryen tercih nedeni olabilir.
– Ülkemizde gerçekleşen doğum sayısına göre kadın doğum uzmanı sayısının az olması.
– Gebe takibi ve doğum eyleminde ebelere yeterince etkin rol verilmemesi.
– Halka normal doğum ve sezaryenin avantajları, dezavantajları gibi konularda bilgi ve eğitim verilmemesi. İnsanların bu konularda etraflarından ve güvenilir olmayan kaynaklardan yanlış bilgiler edinmesi.
– Evlilik ve doğum yaşlarının ilerlemesi: Günümüzde kadınlar eğitim ve iş koşulları nedeniyle daha ileri yaşlarda evlenmektedir. İleri yaşlarda kadınlarda tansiyon, diyabet ve diğer sağlık problemleri nedeniyle sezeryan gereksinimi artmaktadır.